Her şey açık seçik ortada. Hollanda merkezli Sürdürülebilir Toplum Vakfı STV (Sustainable Society Foundation) 151farklı ülkeyi kapsayan bir Sürdürülebilir Toplum İndeksi yayınladı. 21ayrı kritere göre belirlenen İndeks’e göre, küresel olarak durumumuz epey vasat. Dünya ortalamasına baktığımızda en düşük puanların yenilenebilir enerji  kullanımı  ve organik tarım  başlıkları altında alındığı görülüyor. İndekste toplamda 80. sırada yer alan Türkiye ise 2010 yılına kıyasla  ekonomik refah başlığında hızla yükselirken, çevresel refah  başlığında alt sıralara düşmeye devam  ediyor…

Balkan TALU

Image

Gün geçmiyor ki,  dünyanın bir köşesinde kurulmuş bir araştırma kuruluşunun veya STK’nın sürdürülebilirlikle ilgili bir çalışmasına rastlamayalım. Belli ki, yerkürenin vicdan sahibi düşünce insanları, gezegendeki canlı hayatını tehdit eden unsurları ele almanın sonsuz yararını çoktan kavramış. Bunlardan birini de yakın zamanda fark ettik. Hollanda merkezli Sürdürülebilir Toplum Vakfı – STV (Sustainable Society Foundation), 2006 yılından beri sürdürülebilir kalkınma yoluna giren ülkelere destek olmak amacıyla kurulmuş. Kuruluşun  temel çalışmalarından biri ise her iki yılda bir Sürdürülebilir Toplum İndeksi (STİ) yayınlamak. Nitekim ilk STİ 2008 yılında yayınlanmış. Son yayınlanan İndeks 151 farklı ülkeyi kapsıyor ve bölge bazlı  projeksiyonlar da yapılabiliyor. Bu yüzden fırından taze taze çıkmış olan 2012 indeksinin değeri daha da artıyor. (indekse http://www.ssfindex.com/ adresinde ayrıntılı bir şekilde göz atabilirsiniz.) STV, sürdürülebilir kalkınma için üç ana refah kriteri belirlemiş. İnsani refah, çevresel refah ve ekonomik refah olarak belirlenen başlıkları kapsayan sekiz farklı kategori tanımlanmış. Bu kategorilerin altında da 21 farklı kriter kullanılmış. 151 ülkenin, bütün bu  başlık ve kriterler altında incelenmesinden hiç de şaşırtıcı olmayan vasat bir sonuç çıkmış. STV’nin araştırmasında dünyanın sürdürülebilirkalkınma notu 10 üzerinden sadece 4.74.

Image

Image

Image

Peki, Sürdürülebilir Toplum İndeksi hazırlanırken hangi kriterlere bakılmış? Kriterler arasında “yeterli gıda” ve “yeterli su” başta yer alıyor. Bu kriterlerin dışında, yeterli altyapı, sağlıklı bir hayat, temiz hava, temiz su, eğitim, cinsiyet eşitliği, gelir dağılımı, iyi yönetişim, hava kalitesi, biyoçeşitlilik, yenilenebi- lir su kaynakları,  tüketim,  yenilenebilir enerji, seragazı, organik tarım, Net Uyarlanmış Tasarruflar(Genuine Savings), gayrisafi milli hasıla, istihdam ve kamu borcu ise diğer kriter başlıklarını oluşturuyor. 2012 İndeksi’nde küresel sonuçlara baktığımız zaman, dünyanın durumunun  sürdürülebilirlikten epey uzak olduğunu açık bir biçimde görebiliyoruz. Örneğin dünyanın ortalama içme suyu puanı 10 üzerinden 8.88, gıda yeterliliği puanı ise 8.80 olarak  gözüküyor. Ancak bu  yük- sek puanlar, açlık çeken ve temiz su kaynaklarına ulaşamayan nüfus sayısının  yüz  milyonları bulduğu gerçeğini  değiştirmiyor. İndeks’in dahil  olduğu  kategoriler  arasında en yüksek performans puanı temel ihtiyaçların karşılanması  başlığına ait. Yenilenebilir su kaynakları göstergesinden iyi puanlar elde edildiği için, performans puanları konusunda ikinciliğe doğal kaynaklar kategorisi yükseliyor. Doğal kaynaklar puanının yüksek olması iyi bir haber olabilirdi belki. Tabii eğer dünya genelindeki su kaynakları dağılımı eşit olsaydı…

ImageImage

Dünya Sınıfta Kaldı
Sürdürülebilir Toplum İndeksi’nde bölgesel sonuçlar da önemli veriler ortaya koyuyor. Sonuçlara baktığımızda insani refahın gelişmişliği açısından Avrupa ve Kuzey Amerika’nın üstünlüğü şaşırtmıyor. Yıllar içinde insani refah konusunda en fazla gelişme kaydeden bölge ise Doğu ve Merkez Asya olarak görülüyor. Bölgesel refah gelişimi konusunda en enteresan sonuçlardan biri ise çevresel refah başlığında çıkıyor. Zira bu konuda en başarılı bölge olarak Doğu Afrika gözüküyor.
Bu konuda başı çeken ülke ise Etiyopya olmuş. Etiyopya’yı da sırasıyla, Gine-Bissau Cumhuriyeti ve Fildişi Sahili takip ediyor. Bölgeler bazında çevresel gelişmede başı Güney Avrupa ve Kuzey Avrupa çekerken, Güney ve Doğu Asya önceki yıllara göre gelişme değil tam tersine gerileme kaydettiği gözleniyor. Yine bir başka kriter olan yeterli gıda başlığında birinciliği bölgesel bazda Kuzey Amerika ve Avrupa kıtasının tamamı elinde tutuyor. Yeterli gıda başlığında Orta Afrika ise dünyanın en düşük puanlı bölgesi olmaya devam ediyor. Yeterli gıdadaki manzara, hemen hemen aynı şekilde yeterli su başlığında da görülüyor. Özellikle Orta, Doğu ve Batı Afrika bu konudaki en sıkıntılı bölgeler olarak göze çarpıyor. İndekse göre, Afrika’nın kuzey ve güney bölgeleri hariç hemen tamamı en düşük puanı yeterli altyapı başlığında alıyor. Keza sağlık kriterinde de dünyadaki bölgesel dağılım tıpkı su, gıda ve altyapıdakiyle benzer seyrediyor. Ancak iş temiz hava kriterine geldiğinde manzara biraz da olsa değişiyor. Bu kriterde 10 üzerinden 1,5 puan alan Güney Asya’da durumun vahameti bir kez daha gözler önüne serilmiş oluyor. İndeks’in dahil olduğu kategoriler arasında en yüksek performans  puanı temel ihtiyaçların karşılanması başlığına ait. Yenilenebilir su kaynakları göstergesinden iyi puanlar elde edildiği için, performans puanları konusunda ikinciliğe doğal kaynaklar kategorisi yükseliyor. Doğal kaynaklar puanının yüksek olması iyi bir haber olabilirdi belki. Tabii eğer dünya genelindeki su kaynakları dağılımı eşit olsaydı…

Yine indeksin temiz su kriterinde Avrupa birinciliği taşırken, en kötü durumda olan bölge olarak Orta
Asya görülüyor. Temiz suya ulaşımda en çok sıkıntı yaşayan bölgelerde Orta Asya’yı Orta Afrika takip ediyor.
Eğitim başlığında da Kuzey Amerika ve Avrupa’nın açık ara liderliği devam ediyor. Bu kriter altında en kötü durumda olan bölge ise Batı Afrika. Ülkeler bazında ilk, orta ve lise düzeyinde eğitime baktığımızda, sırasıyla Avustralya, Yeni Zelanda, İrlanda, Güney Kore ve Finlandiya ilk beş sırayı alıyor. Yine aynı kriterlerde son beş sırayı ise Fildişi Sahilleri, Sudan, Burkina Faso, Papua Yeni Gine ve son sırada da Nijer alıyor.

Cinsiyet Eşitliği Hâlâ Yetersiz
Sürdürülebilir Toplum İndeksi’nin bir diğer önemli başlığı da cinsiyet eşitliği. 2013’e girdiğimiz halde bu başlık altındaki bölgesel ortalamalar, hâlâ diğer birçok başlığın altında yer alıyor. Kuzey Avrupa bu başlıkta da en iyi konumda olan bölge. Türkiye’nin de yer aldığı Batı Asya ise cinsiyet eşitliği konusunda Orta ve Kuzey Afrika ile beraber en kötü bölgeler olma özelliğine sahip. Nitekim ülkeler bazında baktığımızda İzlanda en yüksek puanı alırken, Yemen son sırada bulunuyor.
İndeks’te ortalama en düşük puanların görüldüğü bir başka kriter de gelir dağılımı. Daha adil bir gelir dağılımının, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli göstergelerinden biri olduğu hiç şüphesiz. Bu kritere baktığımızda Batı Avrupa’nın açık arayla en iyi konumda olduğunu görüyoruz. Batı Avrupa’yı, Güney Asya ve Kuzey Avrupa takip ediyor. Tam da bu başlıkta resim biraz tersine işlemeye başlıyor gibi. Birçok başlıkta en kötü durumda olan Afrika gelir dağılımı başlığında Amerika kıtasından daha iyi durumda görünüyor. Amerika gelir dağılımı kriterinde son sırada yer alırken, yine Amerika kıtası içindeki bölgelere bakıldığında da Orta Amerika en kötü durumda olma özelliği gösteriyor.

Dünyanın sınıfta kaldığı kriterlerden biri de hava kalitesi. Diğer birçok başlık altında Afrika’nın birçok bölgesinden daha yüksek puanlar alan Güney Afrika, tıpkı gelir dağılımındaki eşitsizlikte diğer Afrika ülkelerinden kötü durumda olduğu gibi, bu başlıkta da dünyanın en kötü hava kalitesine sahip bölgelerinden biri olma özelliğine sahip. En kötü hava kalitesinde Güney Afrika’yı Doğu Asya takip ederken, Avrupa ve Amerika kıtalarının da parlak bir durumda olmadıklarını görüyoruz. Bölgesel bazda baktığımızda temiz havada liderlik ise puanları çok yüksek olmamakla beraber, Orta ve Batı Afrika’ya ait. Seragazı salımında ise manzara hiç de şaşırtıcı değil. Bu konuda liderliği açık ara Kuzey Amerika elinde bulundururken, Avrupa’nın hemen tamamı Kuzey Amerika’yı takip ediyor.
Seragazı salımında dünyanın yüz akı olmayı ise Güney Afrika hariç Afrika’nın kalan tamamı hak
ediyor. Ama tabii bu durum, temiz teknolojilerin yoğun kullanımından değil, sanayinin oransal küçüklüğünden kaynaklanıyor.

Enerji ve Tarımda
Durum İyi Değil
Sürdürülebilir Toplum İndeksi’nin dikkat çeken bir başka verisi ise en düşük puanlar. 151 ülke göz önüne alındığında, sürdürülebilirlik deyince akla ilk gelen başlıklardan olan yenilenebilir enerji ve  organik tarım başlıkları, kriterler arasında en düşük puanları almışlar. Yenilenebilir enerji kriterine göz attığımızda, jeotermal, güneş, gelgit, dalga, okyanus, rüzgâr, katı ve sıvı biyokütle ve
yenilenebilir kentsel atıklardan elde edilen enerjiler göz önüne alınmış. Dünyada bölgesel bazda manzaraya baktığımızda indekse göre, toplam enerji kullanımında yenilenebilir enerji kaynaklarından en az yararlanan bölge anlamında liderlik başta Doğu Avrupa olmak üzere Avrupa kıtasında. Yine diğer kıtalardan, Kuzey Amerika, Güney Afrika ve Doğu Asya bölgelerinin de yenilenebilir enerjiden son derece kısıtlı miktarlarda yararlanmak için neredeyse birbirleriyle yarıştıkları gözleniyor. Yenilenebilir enerji kullanımında liderlik ise Doğu Afrika’nın elinde bulunuyor. Bu kriter altındaki en iyi beş ülke ise sırasıyla Paraguay, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Mozambik, Etiyopya ve Zambia olarak görünüyor.

Image

Sürdürülebilir kalkınma alanında son yılların en çok öne çıkan başlıklarından organik tarım kriteri de yine dünyanın ortalama en düşük puan aldığı kriterlerden biri. İndekse göre Kuzey, Güney ve Batı  Avrupa ile Okyanusya ülkeleri dışında organik tarımın neredeyse esamesi okunmuyor. Kötüler arasında ise Amerika son derece düşük puanlara rağmen, Asya ve Afrika’ya kıyasla nispeten daha iyi durumda. Organik tarımda ülke bazında en iyi beş ise Avusturya, İsveç, Estonya, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti şeklinde sıralanıyor. İndeks’te dünya ortalamasının hayli düşük olduğu bir diğer kriter de istihdam. İndekse göre bölgeler bazında işsizliğin en fazla yaşandığı bölge Güney ve Doğu  Afrika. Bu bölgeleri genelde Afrika’nın diğer bölgeleri takip etmekle beraber, işsizlikte üçüncülüğü Güney Avrupa Bölgesi elinde bulunduruyor. Yine Batı Asya ve Karayipler, işsizliğin yüksek  seviyelerde seyrettiği bölgeler arasında yer alıyor.

ImageImage

Şeffaflık Çağı
İndeksi hazırlayan Sürdürülebilir Toplum Vakfı’nın aslında bu raporu yayımlarken, siyasi karar vericilerin dikkatini çekmeye çalıştığı söylenebilir. Maksat bu metnin hükümetler tarafından kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması. Vakıf, bir sonraki adımda da İndeks’te kullanılan göstergelerin merkezi hükümetlerin bakanlıkları tarafından da takip edilmesini öngörüyor. İşin eğitim ağında ise Hollandalı kuruluş bu İndeks’in her seviyeden eğitim müfredatlarına dahil edilmesini talep ediyor. Son olarak vakıf, dünyadaki diğer STK’ların da sürdürülebilirlik iletişimlerinde bu araştırmayı araç olarak kullanabilmelerini istiyor ki, bu bilgilere erişen sanayi ve iş dünyası da gerekli aksiyon ve inovasyonlarını düzgün bir şekilde geliştirebilirsinler.
Zamanımız artık şeffaflık çağı. O kadar ki STV, göstergeyle ilgili her verinin metodolojisini, performans puanlarının nasıl hesaplandığını, matematik formüllerine kadar her ayrıntıyı internet sitesinde (http://www.ssfindex.com/) veriyor. Bu yüzden de, doğal olarak, diğer paydaşlarından da aynı şeffaflığı bekliyor. Evet, sürdürülebilirlik aslında bir gönüllülük işi. Bu yüzden bu alanın gönüllüleri de her bilgiyi, raporu ve veriyi açık kaynak olarak paylaşıyorlar. Galiba artık aynı açıklığı bizden de bekliyorlar.

Kaynak: EKOIQ – Türkiye’nin ilk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi, Mayıs 2013  Sayı:29, Ders: Sürdürülebilirlik Not: Vasat (Yazar: Balkan Talu)